13 Mayıs 2017 Cumartesi

HAYALDEKİ ÖZLEME KAVUŞMAK

En büyük hayalleri bir evlat sahibi olabilmekti. Ancak 25 yıllık evlilikleri boyunca bu hayallerine kavuşamadılar. Döktükleri göz yaşları, hayallerine duydukları özlemi damla damla secdeye nakşetti. Secdedeki nakışların her bir ilmeği Rahman'a dua olup ulaştı.


Daha ilk kurada Hac yolculuğuna çıkmak onları bir hayli heyecanlandırdı. Bu yolculuğa çıkmadan önceki koşuşturma, yolculuğa çıkma, kutsal topraklara varma ve orada geçirdikleri günler onlar için destansı anılarla anıtlaştı. Hiç unutamadıkları anı ise her kesimden insana örnek oldu.


Mekke'de kaldıkları otel Kâbe'ye yakın olunca belirli zaman aralıklarında otele gelirler, otelde biraz dinlendikten sonra tekrar tavaf etmek adına Kâbe'ye giderlerdi. Yine birgün dinlenmek adına geldikleri otelde iki saat kadar uyudular ve bu zaman içerisinde Mustafa Bey etkisinden yıllarca kurtulamadığı rüyâyı gördü.


Rüyâsında kucağına beyaz kundakta bir bebek verildi. Bebeği kucağına alan Mustafa Bey göz yaşlarıyla bebeği önce bağrına bastı, kokladı ve öptü sonra tekrar geri uzatarak;
- "Benim çocuğum olmuyor ki, bu benim çocuğum olamaz..." diyerek ağlamaya devam etti. O ağlarken bebeği uzattığı kişi Mustafa Bey'in gözlerinin içerisine bakarak;
- "100 yaşında baba olan Hz. İbrahim'i düşün. Bu bebek senin." diyerek oradan uzaklaştı.
Gördüğü bu rüyanın etkisiyle yine göz yaşlarıyla uyanan Mustafa Bey Kâbe'ye koşarak gitti, secdeye kapanarak saatlerce dua etti.


Hac yolculuğunun ardından yaklaşık olarak 6 ay sonra rahatsızlanan Hatice Hanım hastaneye kaldırıldı. Önce acilde müdahale yapıldı ardından nöbetçi doktor tarafından muayene edildi. Doktor muayene ederken Hatice Hanım'a;
- "Hatice Hanım kaç yaşındasınız"
- "Elli yaşımdayım Doktor Bey."
- "Peki kaç yıllık evlisiniz?"
- "Yirmi beş yıllık evliyim."
- "Eşiniz kaç yaşında?"
- "56 yaşında."
- "En son ne zaman adet oldunuz?"
- "Uzun zamandır olmuyordum. Ancak Hac yolculuğumuzun bittiği gün altı yıldan sonra tekrar adet oldum. 5 aydır yine olmadım. Bu defa kesin olarak menepoza girdim sanırım Doktor Bey."
- "Hatice Hanım belki inanmayacaksınız ama siz şuan tam 5 aylık hamilesiniz. Bu büyük bir mucize."


Doktorun verdiği bu müjdeli bilgi üzerine yüksek sesle hıçkıra hıçkıra ağlayan Hatice  Hanım'ı ve Mustaf'a Bey'i gören doktor ve hastane personeli de göz yaşlarını tutamadı. Bir ara ağlamaktan bayılan Mustafa Bey'in yaşadığı mutluluk ise onu hayata sımsıkı bağlayan bir bağ oldu.


Hayallerindeki özleme 25 yıl sonra Anneler Günü'nde kavuşan Mustafa Bey ve Hatice Hanım çocuklarına İbrahim ismini koydu. 25 yıl boyunca gösterdikleri sabır ve ümitvar olmalarının karşılığını geçte olsa İbrahim ile aldılar. Birçoklarının dede ve nene oldukları yaşta onlar anne ve baba oldular.


Mustafa Bey ve Hatice Hanım tattıkları çocuk sevgisinin şükürü olarak her anneler gününde bir çifti ümreye gönderirken bir çiftin de çocuk hayallerini gerçeğe dönüştürecek tedavinin masraflarını üstlendiler. Yıllardan sonra dünyaya gelen çocukları İbrahim'de başarılı bir doktor oldu, anne ve babasının başlattığı bu güzel davranışı devam ettirdi.


Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek azim ve kararlılıkla edeceğiniz mücadele, sağlam bir inanç ve ümitvar olmanızla mümkündür. Bu hafta Gül Name'de hayatlarından bir kesit sunduğumuz ailemizi sevgiyle anıyor, tüm annelerimizin anneler gününü kutluyorum.  Hoşçakalın...


Emine KUREN

http://gullnamee.blogspot.com.tr


Yazılarımın izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması, yayınlanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder