15 Temmuz 2026 Çarşamba

TARSUS KAYMAKAMI AKYÜZ'DEN 15 TEMMUZ MESAJI

 

Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 15 Temmuz 2016 gecesinde milletin demokrasiye, bağımsızlığa ve millî iradeye sahip çıkarak tüm dünyaya örnek bir destan yazdığını vurguladı.

Kaymakam Akyüz, tarih boyunca hür yaşamayı karakter edinen Türk milletinin, 15 Temmuz gecesi yalnızca bir darbe girişimini değil, bağımsızlığa, demokrasiye, millî iradeye ve devletin bekasına yönelen hain girişimi de iman, cesaret ve kararlılıkla bertaraf ettiğini ifade etti.

Milletin o gece meydanları doldurarak ay yıldızlı bayrak altında tek yürek olduğunu belirten Akyüz, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." anlayışının can pahasına savunulduğunu ve demokrasi tarihine unutulmaz bir destan yazıldığını kaydetti.

Aradan geçen 10 yıla rağmen 15 Temmuz ruhunun ilk günkü canlılığını koruduğunu dile getiren Akyüz, şehitlerin aziz hatırası ile gazilerin kahramanlığının, milletin geleceğe yürüyüşünde en büyük ilham kaynağı olmaya devam ettiğini belirtti.

Mesajında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Kaymakam Akyüz, Cumhuriyetin, demokrasinin ve millî iradenin aynı inanç ve kararlılıkla gelecek nesillere taşınmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade ederek, milletin ortak vicdanı ve ortak iradesi var olduğu sürece hiçbir ihanet odağının amacına ulaşamayacağını söyledi.

"İrade Bizim, Zafer Bizim", "Bir Millet, Tek Yürek, Sonsuz İrade" ve "Birlikte Güçlüyüz, İrademizle Türkiye'yiz" ifadelerine de yer veren Akyüz, zaferin tankların değil inancın, silahların değil millet iradesinin, korkunun değil cesaretin zaferi olduğunu vurguladı.

Kaymakam Mehmet Ali Akyüz, mesajının sonunda 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yıl dönümünde vatan, bayrak ve mukaddes değerler uğruna şehit düşen kahramanları rahmet, minnet ve dualarla andığını, gazilere şükranlarını sunduğunu belirterek, "Rabbim milletimize bir daha böyle karanlık geceler yaşatmasın. Devletimiz ebed müddet, milletimizin birliği ve millî iradesi daim olsun." ifadelerini kullandı.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

14 Temmuz 2026 Salı

BAYRAK İNMEDİ, MİLLET EĞİLMEDİ

Tarih bazen mürekkep ile değil, şehidin kanıyla yazılır. Bazen de bir milletin suskun yüreği, tek bir gecede asırlara bedel bir haykırışa dönüşür. İşte 15 Temmuz, Türk milletinin iradesini tarihe mühürlediği böyle kutlu bir gecenin adıdır.

O gece gökyüzü karanlıktı; fakat milletin vicdanı aydınlıktı. Kurşunların susturamadığı dualar, tankların ezemediği umutlar ve ihanetin kirletemediği bir vatan sevdası vardı.

Çünkü bu topraklar sıradan bir coğrafya değildir. Her karışı şehitlerin duasıyla yoğrulmuş, her taşı bir destanın sessiz şahidi olmuştur. Ay yıldızlı bayrağımız, yalnızca göklerde dalgalanan bir kumaş değildir; bir milletin namusu, şerefi ve bağımsızlık yemininin en asil sembolüdür.

Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, aziz milletimizin bağımsızlık uğruna verdiği büyük mücadelenin en kıymetli eseridir. Bu büyük emanet, milletimizin birlik ruhu sayesinde bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yaşatılmaktadır. 15 Temmuz gecesi de bu kutlu mirasa, al bayrağımıza, vatanımıza, milletimize ve minarelerimizden yükselen ezanlarımıza sahip çıkma iradesinin unutulmaz bir nişanesi olmuştur.

O gece hedef alınan yalnızca devlet kurumları değil; Türkiye Cumhuriyeti'nin vakarına, milletimizin iradesine, ezanlarımızın hür sesine ve al bayrağımızın gölgesinde yaşama hakkımıza kast edildi. Fakat unuttukları bir hakikat vardı: Bu millet diz çökmez. Bu millet teslim olmaz. Bu millet, vatan söz konusu olduğunda canını değil, gerekirse bütün dünyayı karşısına alacak kadar inançlıdır.

Meydanlara koşan insanların hiçbirinin elinde makam yoktu, servet yoktu, hesap yoktu. Ellerinde yalnızca bayrakları, dillerinde tekbirleri, gönüllerinde vatan sevgisi vardı. İşte bir milleti millet yapan da budur. Aynı bayrağın gölgesinde birleşebilmek, aynı ezanın çağrısında omuz omuza durabilmek ve aynı vatana "emanet" diyebilmektir.

Bizler biliyoruz ki; bayrak inerse sadece bir direk boşalmaz. Ezan susarsa yalnız minareler yetim kalmaz. Vatan parçalanırsa sadece sınırlar değişmez; hatıralar, mezarlar, dualar ve umutlar da yaralanır. İşte bu yüzden bu aziz millet, dün olduğu gibi bugün de bayrağına, vatanına, devletine ve Cumhuriyetine sahip çıkmayı en büyük vazife bilir.

Geçmişi hatırlamak yetmez; onu doğru anlamak ve gelecek nesillere anlatmak gerekir. Çünkü hafızasını kaybeden milletler, istikballerini de kaybederler. Geçmişinden ders almayan, geleceğine sağlam bir yön veremez. Birlik ve beraberliğimiz ise her zaman en büyük gücümüz, en sağlam kalemiz ve yarınlara uzanan en kıymetli teminatımızdır.

Bugün şehitlerimizin emaneti olan bu güzel vatanda nefes alabiliyorsak, bunu toprağa düşerken bile yüzünde tebessüm taşıyan kahramanlara borçluyuz. Gazilerimizin taşıdığı her iz, bu milletin onur madalyasıdır.

Rabbim; Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet payidar eylesin. Al bayrağımız gök kubbede sonsuza kadar hür dalgalansın. Minarelerimizden yükselen ezan sesleri yeryüzüne umut, gönüllerimize huzur olmaya devam etsin. Milletimizin birlik ve beraberliğini daim eylesin. Bu cennet vatanı huzur, kardeşlik ve esenlik içinde muhafaza eylesin.

Biz biliyoruz ki:
Bayrak, rengini şehidinden alır.
Vatan, kıymetini uğruna verilen candan alır.
Millet, gücünü birlikten alır.
Ezan ise bu toprakların ebedî hürriyetinin semaya yükselen sesidir.

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle; vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; birlik ve beraberliğimizin daim olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

Türkiye Cumhuriyeti ortak yuvamızdır. Ay yıldızlı bayrağımız ortak gururumuzdur. Vatanımız ortak sevdamız, ezanımız ise ebedî hürriyetimizin semaya yükselen sesidir.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

TARDOBDER'DEN ANLAMLI AŞURE BULUŞMASI

 

Tarsus'ta Doğup Büyüyenler Derneği (TARDOBDER), Muharrem Ayı'nın manevi iklimini birlik, beraberlik ve paylaşma duygularıyla taçlandıran "Geleneğimizde Birlik, Aşuremizde Bereket Var" temalı Aşure Günü programına ev sahipliği yaptı. Dernek binasında gerçekleştirilen anlamlı buluşma, Tarsus'un farklı kesimlerini aynı sofrada buluşturarak dayanışma kültürünün en güzel örneklerinden birine sahne oldu.

Programa TARDOBDER Başkanı Ümran Yıldırım ve dernek üyelerinin yanı sıra belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, oda ve dernek başkanları, mahalle muhtarları, basın mensupları ile çok sayıda davetli katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan TARDOBDER Başkanı Ümran Yıldırım, Aşure Günü'nün yalnızca bir gelenek değil; birlik, bereket ve kardeşliğin en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı.

Yıldırım konuşmasında, farklı tatların aynı kazanda eşsiz bir lezzete dönüşmesi gibi, farklı düşünce ve gönüllerin de sevgi, saygı ve hoşgörüyle bir araya geldiğinde güçlü bir toplum oluşturduğunu ifade ederek, kadim şehir Tarsus'un yüzyıllardır bu birlik ruhunu yaşatan önemli şehirlerden biri olduğuna dikkat çekti.

TARDOBDER olarak hemşehrilik bilincini güçlendirmeyi, dayanışmayı artırmayı ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktarmayı temel görevlerinden biri olarak gördüklerini belirten Yıldırım, aynı sofrada buluşmanın ve aynı lokmayı paylaşmanın toplumsal dayanışmanın en kıymetli göstergelerinden biri olduğunu söyledi.

Konuşmasının sonunda organizasyonda emeği geçen yönetim kurulu üyelerine, gönüllülere ve katkı sunan herkese teşekkür eden Ümran Yıldırım, Muharrem Ayı'nın ve Aşure Günü'nün ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.

Program, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından hazırlanan aşurenin davetlilere ikram edilmesiyle manevi atmosferini daha da pekiştirdi.

Paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin sofralara yansıdığı program, katılımcıların iyi dilek ve temennileri ile çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

TARDOBDER'in gerçekleştirdiği bu anlamlı organizasyon, kadim Tarsus'un köklü kültüründe önemli bir yere sahip olan paylaşma geleneğinin yaşatılmasına katkı sunarken, birlik ve beraberlik mesajlarının da güçlü şekilde yankı bulmasına vesile oldu.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

7 Temmuz 2026 Salı

ANNEM... ŞEHRİBAN HALA


Bir iğnenin ucunda sabrı işledin,
Bir ipin düğümünde ömrünü çözdün.
Kumaşlara düşen her ilmek,
Bir gönle uzanan dua oldu.

Sen dikiş dikmedin yalnızca,
Yırtılan umutları da onardın.
Bir gelinin çeyizine sevinç,
Bir yetimin yüreğine merhamet oldun.

Kapını çalan aç dönmedi,
Sofran bereketin diliydi.
Kaynayan her tencerede
Muhabbetin kokusu yükselirdi.

Tarsus seni adınla değil,
Yüreğinle tanıdı.
Herkesin dilinde aynı hitap vardı:
"Şehriban Hala..."

Herkesin hâliyle hâllendin,
Bir gözyaşı görünce sessizce sildin.
Sevince ortak olan çoktu belki,
Sen en çok acıyı paylaşmayı seçtin.

Evlat acısı düştü bağrına,
Dağlar kadar ağırdı yükün.
Yine de Rabbine küsmedin,
İyiliği bırakmadın ömrün.

Hasta yatağında bile
Ellerin hizmet aradı.
Güvercinlere yem saçtın düşlerinde,
Misafirlerine ikram hazırlattın.
Dilinden tevhid eksilmedi;
Gönlün hep Rahmân'a vardı.

Şimdi biliyorum anne...
İnsan, dünyadan giderken
Malını değil, merhametini bırakıyor.
Adını değil, duasını bırakıyor.

Sen gittin...
Ama bir sokak başında hâlâ
Sana dua eden bir komşu var.
Bir öğrencinin hatırasında
Şefkatin yaşıyor.
Bir yetimin duasında
Gülüşün çiçek açıyor.

Ve biz...
Her ekmeği bölüşürken seni anıyoruz.
Her misafire gönlümüzü açarken
Senden öğrendiklerimizi yaşıyoruz.

Ey ömrünü iyiliğe vakfeden güzel insan...
Rabbim, dünyada gönüllere ektiğin iyilikleri
Ahirette sana cennet bahçeleri olarak ihsan eylesin.

Mekânın Firdevs olsun.

Dualarımız seninle...

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/




6 Temmuz 2026 Pazartesi

TARSUS'TA DEV PROJE İÇİN İLK ADIM: ŞELALE KÜLTÜR, SANAT VE SOSYAL YAŞAM MERKEZİ'NİN TEMELİ ATILDI

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Tarsus'un sosyal ve kültürel yaşamına değer katacak önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Kentin simgelerinden Tarsus Şelalesi'nin yanında inşa edilecek Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin temeil düzenlenen törenle atıldı.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in katılımıyla gerçekleştirilen temel atma töreni, yoğun katılımla yapıldı. Törene Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Tarsus Belediyesi'nin başkan yardımcıları, daire başkanları, müdürleri, meclis üyeleri ve belediye personellerinin yanı sıra il ve ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mahalle muhtarları, çok sayıda vatandaş ve basın mensubu katıldı.

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, törende yaptığı konuşmada Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin kente kazandıracağı sosyal ve kültürel katkılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarsus Belediyesi tarafından hayata geçirilen projeler ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Boltaç, belediyenin vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Konuşmasının sonunda merkezin yapımında ve belediye hizmetlerinin hayata geçirilmesinde emeği geçen ve katkı sunan herkese teşekkür etti.

Mersin Milletvekili Talat Dinçer, konuşmasında Tarsus'a kazandırılacak Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin kente sağlayacağı katkılara değindi. Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Tarsus Belediyesi'nin hayata geçirdiği proje ve hizmetleri değerlendiren Dinçer, iki belediyenin kentin gelişimine yönelik çalışmalarını takdir ettiğini belirtti. Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin Tarsus Şelalesi'nin değerini artıracak önemli bir yatırım olduğunu ifade eden Dinçer, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başta olmak üzere projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer, tarihiyle destan yazan Tarsus Şelalesi yanında inşa edilecek Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, proje kapsamında hayata geçirilecek hizmetler ve merkezin sağlayacağı katkılar hakkında bilgi verdi.


Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin yaklaşık 10 bin 254 metrekare alan üzerinde yükseleceğini belirten Seçer, 2027 yılının sonbaharında hizmete açılması planlanan merkezin Tarsus'un sosyal ve kültürel yaşamına önemli katkılar sunacağını ifade etti. Proje kapsamında kapalı ve açık nikâh salonları, çok amaçlı toplantı salonları, sanat atölyeleri, sergi salonları, restoran, otopark ve geniş yeşil alanların yer alacağını kaydeden Seçer, Tarsus'un uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu modern bir kültür ve yaşam merkezine kavuşacağını söyledi.


Tarsus Şelalesi çevresine yönelik planlanan düzenleme projesine de değinen Seçer, Devlet Su İşleri ile yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından bölgenin Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edilmesini talep edeceklerini söyledi. Tahsisin gerçekleşmesi halinde şelale çevresini rekreasyon alanları, sosyal donatılar ve günübirlik turizme hizmet edecek yaşam alanlarıyla yeniden düzenlemeyi hedeflediklerini ifade eden Seçer, projenin hayata geçirilmesiyle bölgenin hem Tarsuslular hem de ziyaretçiler için daha nitelikli bir yaşam ve turizm alanına dönüşeceğini belirtti.


Konuşmasında Tarsus'ta devam eden ve hayata geçirilmesi planlanan yatırımlara da değinen Seçer, Şehitler Tepesi Mahallesi, Hürriyet Mahallesi ve Altaylılar Mahallesi'nde gerçekleştirilecek projeler hakkında bilgi vererek, kente kazandırılacak yeni yatırımları anlattı.


Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin mali disiplini güçlü, üretken ve hizmet odaklı bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Seçer, ilçe belediyeleriyle uyum içerisinde hareket ettiklerini belirterek, vatandaşın yaşam kalitesini artıracak yatırımları kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi. Emeği geçenlere teşekkür etti.

Konuşmaların ardından, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in öncülüğünde, Tarsus Şelalesi'nin yanında inşa edilecek Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin temeli atıldı.

Temel atma töreninden sonra Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve beraberindeki heyet, davetlilerle birlikte Tarsus Şelalesi'nde bulunan Şelale Çay Bahçesi'ni ziyaret etti. İşletmeciliğini Tarsus Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet İnak'ın yaptığı tesiste Başkan Seçer, vatandaşlarla sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Ziyaret sırasında Mehmet İnak tarafından protokol üyeleri ve davetlilere çeşitli ikramlarda bulunuldu. Samimi bir atmosferde geçen buluşma, sohbetlerin ardından sona erdi.

"Şelalenin Güzelliğine Hizmet Katıyoruz" sloganıyla temeli atılan Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin, Tarsus'un kültür, sanat ve sosyal yaşamına yeni bir soluk getirmesi hedefleniyor. Modern mimarisiyle dikkat çeken merkezin, kültürel etkinliklerden sanatsal organizasyonlara, sosyal buluşmalardan çeşitli etkinliklere kadar birçok faaliyete ev sahipliği yaparak kentin sosyal yaşamına önemli katkılar sunması bekleniyor.

Doğal güzellikleriyle öne çıkan Tarsus Şelalesi'nin hemen yanında yükselecek olan merkezin, kentin sosyal hayatını canlandırmasının yanı sıra kentin turizm potansiyeline de önemli katkılar sağlaması öngörülüyor.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/




2 Temmuz 2026 Perşembe

BİRLİK AŞURE KAZANINDA MAYALANIR

Muharrem ayı gelir de insanın gönlüne bir hüzün, bir tefekkür düşmez mi?

Takvimlerin ilk ayıdır Muharrem... Fakat aslında insanın kendi içine yaptığı yolculuğun da başlangıcıdır. Dünya telaşının arasında unuttuğu hakikatleri yeniden hatırladığı, kalbinin sesini daha derinden duyduğu mübarek bir vakittir.

Belki de bu yüzden Muharrem gelince gönüller biraz daha sessizleşir. Çünkü bu ayın sükûnetinde yalnızca zamanın değil, asırların içinden gelen bir ses saklıdır. Kerbelâ'nın sesi...

Asırlar geçse de susmayan bu ses, hakikatin karşısında eğilmeyen bir duruşun, adalet uğruna ödenen ağır bedellerin ve imanla yoğrulmuş bir teslimiyetin hatırasıdır. Kerbelâ bize sadece bir tarihi değil; makam ile vicdan, menfaat ile hakikat arasında kaldığımızda hangi tarafta durmamız gerektiğini de hatırlatır.

İşte böyle bir manevi iklimde kaynamaya başlar aşure kazanları...

İlk bakışta bir tatlıdır aşure. Oysa dikkatle bakıldığında içinde nice hikmetler saklar. Birbirinden farklı renkler, tatlar ve özellikler taşıyan malzemeler aynı kazanda buluşur. Kimi serttir, kimi yumuşak... Kimi tatlıdır, kimi sade... Fakat hepsi aynı ateşte pişer, aynı berekette buluşur ve sonunda tek bir lezzete dönüşür.

İnsan da böyledir aslında...

Birlik, aşure kazanında mayalanır. Aynı kazanda buluşan birbirinden farklı malzemeler nasıl kendi özünü kaybetmeden ortak bir berekete dönüşüyorsa; insanlar da farklılıklarını koruyarak sevgi, saygı ve hoşgörüyle bir araya geldiklerinde gerçek kardeşliği inşa ederler. Çünkü birlik; aynı olmakta değil, aynı gönül ikliminde buluşabilmektedir.

Farklı şehirlerde doğar, farklı hayatlar yaşarız. Sevinçlerimiz farklıdır, imtihanlarımız farklıdır. Ama hepimiz aynı dünyanın yolcusu, aynı rahmetin muhtacıyız.

Aşure bize farklılıkların ayrılık sebebi değil, rahmet vesilesi olduğunu öğretir. Birbirine benzemeden de bir arada olunabileceğini, aynı düşünmeden de aynı gönülde buluşulabileceğini hatırlatır.

Bu yüzden aşure yalnızca bir tatlı değildir.
O, paylaşmanın dilidir.

Komşunun kapısını çalan sıcak bir selam, bir hastanın duası, bir yetimin tebessümü, bir dost meclisinde çoğalan muhabbettir.

Paylaşılan her aşure kâsesiyle birlikte sadece bir ikram değil; sevgi, vefa, merhamet ve kardeşlik de dağıtılır.

Ne güzel hikmettir ki farklı tatlar bir araya geldiğinde eksilmez, aksine çoğalır. İnsan da sevgiyi, iyiliği ve ekmeğini paylaştıkça zenginleşir.

Keşke insanlık aşure kazanındaki bu sırrı yeniden anlayabilse...

Öfke yerine merhameti, ayrılık yerine kardeşliği, kırgınlık yerine muhabbeti çoğaltabilse...

Belki o zaman gönüllerimizdeki mesafeler kısalır, sofralarımızdaki bereket artar ve dualarımız göğe daha içten yükselir.

Muharrem ayının rahmeti üzerimize yağarken Rabbim gönüllerimizi de aşure kazanındaki tatlar gibi birleştirsin. Kibirleri eritsin, kırgınlıkları yumuşatsın, sevgiyi ve kardeşliği çoğaltsın.

Çünkü Muharrem gelince gönle düşen hüzün, kaybolmuş bir sevincin hüznü değildir.

Hakikati hatırlayan bir kalbin sessizliğidir.

Ve bazı aylar vardır ki takvimlerde değil, insanın yüreğinde yaşar.

Muharrem de onlardan biridir.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com


30 Haziran 2026 Salı

EMEKLİLER GÜNÜ'NDE TARSUS'TA VEFA BULUŞMASI: "EMEKLİLER GEÇMİŞİN DEĞİL, GELECEĞİN DE YOL GÖSTERİCİSİDİR"

 

Tarsus Kaymakamlığı İlçe İnsan Hakları Kurulu, 30 Haziran Emekliler Günü dolayısıyla Tüm İşçi Emeklileri Dul ve Yetimleri Derneği Tarsus Şubesi ile Türkiye Emekliler Derneği Tarsus Şubesi'ni ziyaret etti.

Ziyaretlere, Tarsus Kaymakamı ve İlçe İnsan Hakları Kurulu Başkanı Mehmet Ali Akyüz, İlçe İnsan Hakları Kurulu üyeleri ile Tarsus Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Muzaffer Güngör katıldı.

Dernek başkanları Mehmet Bülent Gözener ile Arif Kılınç, İlçe İnsan Hakları Kurulu üyelerini dernek binalarında ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, 30 Haziran Emekliler Günü'nün anlam ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dernek başkanları, 30 Haziran 1927'nin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün askerlik görevinden emekliye ayrıldığı tarih olması nedeniyle Emekliler Günü olarak kutlandığını hatırlatarak, Atatürk'ün, "Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır." sözünü anımsattı. Emeklilere gösterilen değerin, bir ülkenin medeniyet seviyesinin en önemli göstergelerinden biri olduğu vurgulandı.

Emeklilerin hayat mücadelesinden hiçbir zaman kopmadığını belirten dernek başkanları, "Emeklilerimiz bilgi, birikim ve tecrübeleriyle üretmeye, yaşamın içinde yer almaya ve topluma meşale olmaya devam ediyor. Onlar sadece geçmişin değil, geleceğin de yol göstericisidir." ifadelerini kullandı.

Açıklamalarda milli birlik ve beraberlik vurgusu da yapılarak, "Bayrak, vatanın bölünmez bütünlüğü, demokrasi ve Cumhuriyet bizim kırmızı çizgimizdir. Bu değerlerden asla taviz vermeyiz." denildi.

Emeklilerin en önemli sorunlarının ekonomik sıkıntılar ve barınma ihtiyacı olduğuna dikkat çeken dernek başkanları, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine ulaşabilmesi için iyileştirme taleplerini dile getirdiklerini belirtti. Sağlık hizmetlerine erişimin önemine de değinilen açıklamalarda, özellikle ev sahibi olamayan emeklilere yönelik konut projelerinin hayata geçirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığı ifade edildi.


Kuruluşundan bu yana emekli, dul ve yetimlerin haklarını savunmayı temel ilke edindiklerini belirten dernek başkanları, sosyal, kültürel ve dayanışma amaçlı birçok faaliyeti de aralıksız sürdürdüklerini kaydetti.


Açıklamaların sonunda ise şu mesaj verildi:

"Bizler kimseyi kırmadan, incitmeden ve ayrıştırmadan emeklilerimizin yaşadığı sorunları dile getirmeye çalışıyoruz. Mücadelemiz yalnızca bugünün emeklileri için değil, yarının emeklileri için de daha huzurlu, daha güvenli ve daha refah dolu bir yaşam içindir. Emekli, dul ve yetimlerimizin hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz."


Programda Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz ile Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Muzaffer Güngör de söz alarak Emekliler Günü'nün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yaptı.


Ziyaretlerde çeşitli ikramlar sunulurken, Türkiye Emekliler Derneği Tarsus Şubesi tarafından hazırlanan birlik, beraberlik ve paylaşmanın simgesi olan aşure ziyaretlere ayrı bir anlam kattı.


Emekliler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen ziyaretler, çiçek takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/