8 Ağustos 2026 Cumartesi

HAYATIN KADRAJINDAN BİR DUYGU GEÇTİ…

 

Bazı insanlar vardır; hayatın kadrajına bir anlığına girer, fakat bıraktıkları iz yıllara sığmaz. Bir fotoğraf karesinde yalnızca yüzleri değil; bir dönemin tanıklığını, bir mesleğin heyecanını, paylaşılan güzel anları ve geride kalan hatıraları da taşırlar. Duygu Öksüz de hayatın kadrajından sessizce geçip gitmeyen, ardından güzel izler ve kıymetli hatıralar bırakan isimlerden biri oldu. Bugün o kareye yeniden baktığımızda, eksilenin yalnızca bir insan değil; o güzel günün bir parçası, bir duygu ve bir hatıra olduğunu hissediyoruz…

Tarsus Medya Mensupları Derneği (MEDYAD) tarafından farklı tarihlerde ve farklı mekânlarda gerçekleştirilen “Öğrenci Medya Buluşması”, öğrencileri gazetecilik ve iletişim mesleğinin deneyimli isimleriyle bir araya getiren, mesleğe dair farkındalık oluşturan anlamlı bir kariyer etkinliği oldu.

Bu buluşmalardan biri de 2017 yılında Tarsus Sarpkaya Fen Lisesi’nde gerçekleştirilmişti. O gün; gazeteciliğin, iletişimin, haberin ve meslek ahlakının konuşulduğu o anlamlı buluşmada, rahmetli Duygu Öksüz de vardı.

Duygu Öksüz’le birlikte AA Tarsus Muhabiri Gazeteci Selahattin Bozkurt, Kanal 33 Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Demirtaş ve MEDYAD Başkanı Okan Çalışkan öğrencilerle bir araya gelmiş; gençlerin dünyasına gazetecilik penceresinden bakarak, onların zihinlerinde ve gönüllerinde güzel izler bırakmışlardı.

Aradan geçen yılların ardından bugün, hayatın kadrajında iz bırakan Duygu Öksüz, ebedî yolculuğuna uğurlandı.

Bazı insanlar yalnızca bir fotoğraf karesinde kalmaz…

Bir bakışta, bir sözde, bir hatırada; yıllar geçse de silinmeyen bir iz bırakırlar.

Duygu Öksüz de ardında böyle bir iz bıraktı.

Onu; mesleğine, insanlara ve hayata kattığı değerlerle, kadraja ve gönüllere bıraktığı güzel izlerle hatırlayacağız.

Mekânı cennet, makamı âli olsun.

Ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve basın camiasına sabır diliyorum.

Bazı kareler vardır; yıllar geçse de eksilmez. Çünkü o karelerde yalnızca insanlar değil, hatıralar da yaşar.

Rahmetle ve minnetle…







Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com

3 Ağustos 2026 Pazartesi

GEÇMİŞTEN İBRET AL, BUGÜNÜ YAŞA, GELECEĞİNİ İNŞA ET

 

İnsan, geçmişinden ders çıkardığı ölçüde bugününü anlamlandırabilir, geleceğine ise sağlam adımlarla yön verebilir. Yaşanan her tecrübe; kimi zaman bir nasihat, kimi zaman bir imtihan, kimi zaman da ilahi bir uyarıdır. Geçmişi unutmak değil, ondan ibret almak önemlidir. Çünkü hatalarından ders çıkarmayan aynı yanlışları tekrar eder; aynı acıları yaşar, aynı çıkmaz sokaklarda kaybolur.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
"Andolsun, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibretler vardır." (Yusuf Suresi, 111)

Hayat yolculuğunda en zor zamanlarında seni yalnız bırakanları, mutluluğuna gölge düşürenleri iyi tanı. Bazen en yakınında olanlar bile gönlünden en uzak yerde olabilir. Affetmek erdemdir; ancak sürekli incitenlere karşı mesafe koymak da bir hikmettir. İnsan, huzurunu koruyabilmek için gerektiğinde sınır çizmeyi bilmelidir.

Buna karşılık, varlığında da yokluğunda da yanında duran, çıkar gözetmeden seni seven, derdinle dertlenen insanlara sımsıkı sarıl. Çünkü gerçek dostluk menfaatle değil, vefa ile ayakta kalır.

Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
"İnsan dostunun dini üzeredir. Öyleyse kiminle dostluk ettiğinize dikkat edin."

Menfaatleri doğrultusunda hareket eden, işi düştüğünde seni hatırlayan, çıkarı bittiğinde yüz çeviren kişilerden uzak dur. Çünkü samimiyetin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde huzur olmaz.

Hayatın değişmeyen gerçeklerinden biri de yaşlılık ve hastalıktır. Gençlik, sağlık ve güç sonsuza kadar sürmez. Bu nedenle insan geleceğine sadece maddi değil, manevi yatırımlar da yapmalıdır. İyilik biriktirmeli, güzel dostluklar kurmalı, gönüller kazanmalıdır.

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurur:
"Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil: İhtiyarlığından önce gençliğini, hastalığından önce sağlığını, yoksulluğundan önce varlığını, meşguliyetinden önce boş vaktini ve ölümünden önce hayatını.”

Sadakatli ol. Vefalı ol. Dürüst ol. Çünkü güven veren insan olmak, dünyadaki en büyük zenginliklerden biridir. Yalandan, ikiyüzlülükten, kibirden ve egodan uzak dur. Kibir insanı yalnızlaştırır, samimiyet ise insanı yüceltir.

Kur’an-ı Kerim’de:
"Şüphesiz Allah kibirlenenleri sevmez." (Nahl Suresi, 23) buyrulmaktadır.

Sana değer veren insanları dinle. Onları anlamaya çalış. Kalp kırma. Çünkü bazen bir gönül almak yıllar sürerken, bir gönlü kırmak bir an sürer. İnsanların sözlerine değil, kalplerine dokunmaya gayret et.

Ve en önemlisi..
Yuvana sahip çık.
Çünkü insanın huzuru, mutluluğu ve en büyük gücü ailesidir. Herkes bir yere kadar yanında olur; dostlar, akrabalar ve arkadaşlar zamanla azalabilir. Fakat sevgi, saygı ve sadakat üzerine kurulan bir yuva, insanın en güvenli sığınağıdır.

Kur’an-ı Kerim’de aile hayatının temelini anlatan şu ayet ne kadar anlamlıdır:
"Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması da O'nun ayetlerindendir." (Rum Suresi, 21)

Bu nedenle önce kendine sahip çık. Sonra yuvana, eşine ve en zor anında yanında olanlara sahip çık. Onları ihmal etme; sevgini ve ilgini eksik bırakma. Çünkü hayatın sonunda geriye kalan; makamlar, servetler ve alkışlar değil, gönüllerde bıraktığın izler olacaktır.

Geçmişten ibret al, bugünü şükürle yaşa, geleceğini doğrulukla inşa et. Çünkü insanın gerçek sermayesi; güzel ahlakı, sağlam karakteri, vefası ve ardında bıraktığı hayır duasıdır.

Hayat; kimi zaman öğreten, kimi zaman sınayan uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta önemli olan ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımızdır. Sevgiyle, merhametle, doğrulukla ve sevdiklerimizin kıymetini bilerek yaşanan bir ömür, geride bırakılabilecek en değerli mirastır. Rabbim bizlere geçmişten ibret almayı, bugünü hakkıyla yaşamayı ve geleceğe hayırla iz bırakmayı nasip etsin. Kalplerimizin sevgiyle, vicdanlarımızın merhametle, yollarımızın doğrulukla buluştuğu bir hayat dileğiyle...

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

30 Temmuz 2026 Perşembe

“BİR IŞIK, BİR NEFES” PROJESİ ULUSLARARASI BİLİM DÜNYASINDA

 

Mersin Alzheimer Derneği ile Tarsus Belediyesinin ortaklaşa yürüttüğü “Bir Işık, Bir Nefes” Projesi, Alzheimer hastaları ve bakım verenlere sağladığı katkılarla uluslararası bilimsel bir makaleye konu oldu.

Mersin Alzheimer Derneği ile Tarsus Belediyesinin iş birliğiyle hayata geçirilen “Bir Işık, Bir Nefes” Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar, Alzheimer hastalarının yaşam kalitesine ve bakım verenlerin yaşamına sunduğu katkılarla uluslararası bilim dünyasında yerini aldı.

Proje, “A Light, a Breath: A Community-Based Temporary Care Model for Enhancing Quality of Life in Alzheimer’s Disease” (Bir Işık, Bir Nefes: Alzheimer Hastalığında Yaşam Kalitesini Artırmaya Yönelik Toplum Temelli Geçici Bakım Modeli) başlıklı bilimsel makalede ele alındı.

Makale, Alzheimer hastalığı alanında uluslararası saygınlığa sahip bilimsel yayınlardan biri olan Journal of Alzheimer’s Disease dergisinde yayımlandı.

Makale; Türkiye Alzheimer Derneği Mersin Şubesi ve Mersin Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Aynur Özge, Tarsus Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gülpembe Oğuzhan, Tarsus Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü Araştırma Görevlisi Şura Alan ve Mersin Toros Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Utku Topbaş tarafından ortaklaşa kaleme alındı.

Bilimsel makalenin teşekkür bölümünde, projenin uygulanmasına katkı sunan Mersin Alzheimer Derneği ve Tarsus Belediyesi ile Alzheimer Tarsus gönüllüsü ve proje sürecinde yerel dernek koordinatörü olarak görev yapan Nazan Şengül de anıldı. Şengül’ün makalenin hazırlık sürecinde gerçekleşen ani vefatı nedeniyle çalışma, onun aziz hatırasına ithaf edildi.

HASTALAR GÜVENLİ ORTAMDA DESTEKLENDİ

Proje kapsamında, Tarsus’un çeşitli mahallelerinde yaşayan erken evre Alzheimer ve demans hastaları, Tarsus Belediyesi tarafından görevlendirilen personel refakatinde evlerinden alınarak Tarsus Ülker Aydın Yaşlı Dayanışma Evi’ne getirildi.

Mersin Alzheimer Derneğinin Tarsus gönüllüleri, Tarsus Üniversitesi öğretim görevlileri ve öğrencileri ile birlikte Tarsus Belediyesi görevlilerinin katkılarıyla hastalara yönelik zihinsel, fiziksel ve sosyal etkinlikler gerçekleştirildi.

Müzik, resim, el becerileri, nostaljik oyunlar ve fiziksel hareketlerden oluşan etkinliklerle hastaların bilişsel ve sosyal yönden desteklenmesi, günlük yaşam becerilerinin korunması ve sosyal yaşamdan kopmalarının önlenmesi amaçlandı.

BAKIM VERENLERE “BİR NEFES” OLDU

Proje kapsamında erken evre Alzheimer ve demans hastalarına ücretsiz geçici bakım hizmeti sunuldu.

Hastalar, bakım personeli ve refakatçilerin gözetiminde güvenli bir ortamda etkinliklere katılırken, bakım verenler de günlük bakım sorumluluklarına kısa süreliğine ara vererek kendilerine ve ihtiyaçlarına zaman ayırma fırsatı buldu.

Hizmet günlerinde hastaların yaşamsal bulguları sağlık personeli tarafından düzenli olarak takip edilirken, ihtiyaçlarına uygun fiziksel aktiviteler uzmanlar eşliğinde planlandı.

Ayrıca ayda bir gerçekleştirilen “Hasta Yakını Eğitimleri” ile Alzheimer ve demans hastalarının bakımını üstlenen kişilere bilgi ve rehberlik desteği sağlandı.

BİLİMSEL VERİLERLE ORTAYA KONULDU

Bilimsel çalışmada, geçici bakım desteğiyle birlikte uygulanan çok bileşenli programın Alzheimer hastalarının yaşam kalitesini desteklediği ve bakım verenlerin üzerindeki yükün azaltılmasına katkı sağladığı ortaya konuldu.

Sosyal etkileşim, zihinsel uyarım, fiziksel aktiviteler ve yapılandırılmış geçici bakım hizmetlerinin bir arada sunulmasının, hastalar ve bakım verenler açısından daha kapsamlı yararlar sağlayabileceği değerlendirildi.

Mersin Alzheimer Derneği ile Tarsus Belediyesi iş birliğinde yürütülen proje; yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerin ortak çalışmasının toplumsal yaşama sunduğu katkıları, bilimsel verilerle ortaya koydu.

“Bir Işık, Bir Nefes” Projesi, Alzheimer hastalarına umut, bakım verenlere nefes olurken; Tarsus’ta hayata geçirilen bu değerli çalışmanın uluslararası bilimsel bir dergide yayımlanması, projenin toplumsal önemini ve örnek niteliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

29 Temmuz 2026 Çarşamba

KALEMDEN BİR EV HAYAL ETMİŞTİM

 

Çocukken herkesin bir hayali vardı. Kimi deniz kenarında bir ev isterdi, kimi oyuncaklarla dolu bir oda… Benim hayalim ise biraz farklıydı.

Ben, kalemlerden yapılmış bir ev hayal ederdim.

Duvarları kalemden olsun isterdim… Kapısı kalemden, pencereleri kalemden, çatısı kalemden…

O yaşlarda bunun nedenini bilmiyordum. Sadece kalemleri seviyordum. Defterlerin kendine has kokusunu, yeni açılmış bir kalemin verdiği heyecanı, bembeyaz bir sayfanın insanın önünde açtığı sonsuz ufukları seviyordum.

Yıllar geçti…

Ömür dediğimiz yol, insana birçok şey öğretti.

Sevinçler gördüm, hüzünler gördüm. Kazandıklarım da oldu, kaybettiklerim de… Hayat bazen yüzümü güldürdü, bazen gönlümde derin izler bıraktı.

Ama ne zaman kalemi elime alsam, çocukluğumdaki o hayal yeniden canlandı.

Sonra bir gün, Kur’an-ı Kerim’in satırlarında karşıma çıkan bir ayet, gönlümde bambaşka bir pencere açtı:
“Nun. Kaleme ve yazdıklarına andolsun.”
Ne büyük bir şerefti bu…
Âlemlerin Rabbi, kaleme ve kalemin yazdıklarına yemin ediyordu.

İşte o zaman daha iyi anladım:
Kalem, yalnızca mürekkep taşıyan bir araç değildi.

Kalem; bilgiyi nesilden nesile aktaran, hakikati kayda geçiren, unutulmaya yüz tutmuş güzellikleri yaşatan ve insanın gönlünden süzülenleri geleceğe emanet eden kıymetli bir vasıtaydı.

İnsan, sesi kadar konuştuğunu sanır.

Oysa bazen insanın asıl sesi, yazdıklarında saklıdır.

Bir söz söylenir ve zamanla unutulur. Fakat bir cümle yazılır; yıllar geçse de yaşamaya devam eder.

Nice insanlar toprağın altına girmiştir; ama kalemlerinden dökülen sözler hâlâ gönüllerde yaşamaktadır.

Çünkü kalem, zamana karşı verilen sessiz bir mücadeledir.

Bir insanın kaleminden çıkan hayırlı bir cümle, belki hiç tanımadığı bir gönle dokunur. Bir yaraya merhem, bir umuda ışık, bir karanlığa kandil olur.

İşte bu yüzden kalemi sevdim.

Sadece yazmak için değil… İz bırakmak için.

Sadece anlatmak için değil… Gönüllere dokunmak için.

Belki çocukken hayal ettiğim o kalem ev hiç yapılmadı.

Ama bugün anlıyorum ki insanın gerçek evi, yalnızca beton duvarlardan ibaret değildir.

İnsan bazen bir kelimenin içinde yaşar.

Bazen bir duanın içinde…

Bazen de bir hatıranın…

Ve bazen, ömrü boyunca kalemiyle kurduğu cümleler, ona en güzel yuva olur.

Şimdi dönüp çocukluğumdaki o hayale bakıyorum da…

Meğer ben kalemlerden bir ev değil, kelimelerden bir dünya kurmayı hayal etmişim.

Rabbim kalemimizi doğruluktan ayırmasın.

Yazdıklarımızı hayra vesile kılsın.

Kalemimizi; hakikatin, merhametin ve güzel sözün hizmetkârı eylesin.

Çünkü insan bir gün gider…

Ama kaleminden dökülen hayırlı kelimeler, ardında yaşamaya devam eder.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

26 Temmuz 2026 Pazar

SEVGİ ZAMANINDA GÜZELDİR

 

İnsan, ardından dökülen gözyaşıyla değil; yaşarken gördüğü değerle hatırlanır.

Eğer bir gün sessizce çekip gidersem, ardımdan dökülen gözyaşlarından önce, yanımdayken bana gösterilen sevgiyi hatırlamak isterim. Çünkü mezarlara bırakılan çiçekler, yaşarken esirgenen sevgiyi anlatmaz.

Kalpleri kırmadan, sevgiyi ertelemeden, vefayı yarına bırakmadan yaşayalım. Zira bazı vedaların dönüşü yoktur; geriye sadece söylenememiş sözler, geç kalmış pişmanlıklar ve geri getirilemeyen zaman kalır.

Bir gün ardından ağlayacağınız insanın, bugün yüzünü güldürün. Çünkü sevgi zamanında güzeldir; veda ise her zaman geç kalmıştır.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

ÖĞRETMEN ADAYLARI AGS HEYECANI YAŞIYOR

 

Türkiye genelinde binlerce öğretmen adayı, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yeni öğretmen istihdam modeli kapsamında uygulanan Akademi Giriş Sınavı'nda (AGS) meslek hayallerine bir adım daha yaklaşmak için ter döküyor.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yeni öğretmen istihdam sistemi kapsamında ilk kez uygulanan Akademi Giriş Sınavı (AGS), öğretmen adaylarının meslek yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınav, adayların bilgi, beceri ve mesleki yeterliliklerini ölçmeyi amaçlıyor. AGS'de başarılı olan adaylar, Millî Eğitim Akademisi'nde alacakları hazırlık eğitiminin ardından öğretmen olarak atanma sürecine devam edecek.

Yeni sistemle birlikte öğretmen adaylarının yalnızca akademik bilgi düzeyleri değil; eğitim-öğretim alanındaki yeterlilikleri, mesleki donanımları ve öğretmenlik becerileri de dikkate alınarak daha nitelikli bir eğitim kadrosunun oluşturulması hedefleniyor. Bu kapsamda bazı branşlarda AGS'nin yanı sıra Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) de uygulanıyor.

Bugün Türkiye'nin dört bir yanında sınav salonlarında yerini alan binlerce öğretmen adayı, uzun ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından geleceğini şekillendirecek önemli bir sınava giriyor. Adaylar kadar aileleri de bu heyecana ortak olurken, sınav merkezleri umut ve beklentinin buluştuğu adreslere dönüştü.

Eğitim camiası da yeni sistemin öğretmen niteliğine sağlayacağı katkıları yakından takip ediyor. AGS'nin, öğretmen seçiminde daha kapsamlı ve nitelik odaklı bir değerlendirme süreci oluşturması beklenirken, sınav sonuçlarının eğitim sistemine sağlayacağı katkılar da merakla bekleniyor.

Hayalini kurdukları kutsal öğretmenlik mesleğine kavuşmak isteyen adaylar için AGS; bilgi kadar emek, azim, sabır ve kararlılığın da sınandığı önemli bir eşik olma özelliği taşıyor.

Sınava katılan tüm öğretmen adaylarına başarılar diliyor, verdikleri emeklerin karşılığını alacakları, ülkemizin eğitimine değer katacakları aydınlık bir gelecek temenni ediyoruz.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

25 Temmuz 2026 Cumartesi

LAVANTA VE GÜZEL AHLAK

 

Lavantanın en büyük güzelliği, kendisi için değil, çevresi için güzel kokmasıdır. İnsan da güzel ahlakıyla değer kazanır; sözleriyle umut olur, davranışlarıyla güven verir, merhametiyle gönüllere dokunur. Güzel ahlak, tıpkı lavanta gibi gösteriş istemez; sessizce bulunduğu her ortama huzur, nezaket ve zarafet taşır. Kırıcı sözlerin değil, gönül alan ifadelerin; bencilliğin değil, paylaşmanın; öfkenin değil, hoşgörünün hâkim olduğu bir hayat, en güzel bahçedir. Lavanta nasıl toprağın kokusunu güzelliğe dönüştürüyorsa, güzel ahlak da insanın karakterini erdeme dönüştürür. Geride bırakılan en kıymetli miras ne servettir ne de makam; insanların gönlünde hoş bir seda ve güzel bir ahlakla anılabilmektir.

“Lavantanın kokusu rüzgârla yayılır, güzel ahlakın kokusu ise gönüllerde kalır. Dünya, güzel ahlakla güzelleşir; insan, güzel ahlakla ölümsüzleşir.”

Sevgiyle ve muhabbetle...

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

23 Temmuz 2026 Perşembe

ALZHEİMER TARSUS GÖNÜLLÜLERİNDEN LAVANTA KOKULARI ARASINDA FARKINDALIK ETKİNLİĞİ

 

Mersin Alzheimer Derneği Tarsus Gönüllüleri, Alzheimer farkındalığını artırmak ve yaş almış bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını desteklemek amacıyla, doğanın huzur veren atmosferinde anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi.

Mersin Alzheimer Derneği Tarsus Gönüllüleri ile Tarsus Belediyesi iş birliğinde düzenlenen etkinlik kapsamında, Tarsus Ülker Aydın Yaşlı Dayanışma Evi El Sanatları Eğitmeni Fatma Beşen, kursiyerleri ve yaş almış çınarlar, Tarsus Şelalesi yanında bulunan Tarsus Belediyesi Lavanta Bahçesi'ni ziyaret etti.

"Alzheimer farkındalığı, doğanın iyileştirici gücüyle buluşuyor" anlayışıyla gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar, lavantaların eşsiz kokusu ve morun huzur veren güzelliği eşliğinde keyifli anlar yaşadı. Doğayla iç içe geçen bu özel etkinlik, katılımcıların moral ve motivasyonunu artırırken, sosyal etkileşimlerini güçlendirmelerine de katkı sağladı.

Etkinlik kapsamında Tarsus Belediyesi tarafından katılımcılara lavanta demetleri, lavanta keseleri ve çeşitli ikramlar sunuldu. Günün anlamını daha da güzelleştiren bu sunumlar, katılımcılar tarafından büyük memnuniyetle karşılandı.

Mersin Alzheimer Derneği Tarsus Gönüllüleri, düzenlediği sosyal ve kültürel etkinliklerle yaş almış bireylerin yaşam kalitesini artırmayı, Alzheimer hastalığına yönelik toplumsal farkındalığı güçlendirmeyi ve toplumun her kesiminde dayanışma bilincini geliştirmeyi sürdürüyor.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com

21 Temmuz 2026 Salı

İNSAN, ARDINDA BIRAKTIĞI İZ KADAR YAŞAR

Ömür, avuçlarımızdan usul usul kayan bir su gibidir. Ne kadar sıkı tutmaya çalışsak da günler sessizce eksilir; mevsimler değişir, yıllar geçer ve bir gün insan, geldiği bu dünyadan ayrılma vaktiyle yüz yüze gelir. İşte o an, ne servetin bir anlamı kalır ne makamların ne de alkışların... Bir ömür boyunca "benim" dediğimiz her şey bu dünyada kalır. Bizden geriye ise yalnızca yaşayışımızın izi kalır.

İnsan, geride bıraktığı izlerle ömrünü ölümden sonrasına taşır.

Kimi ömrünü büyük binalar inşa ederek geçirir, kimi servet biriktirir, kimi şöhretin peşinden koşar. Oysa zaman, taşları aşındıran, duvarları yıpratan, isimleri unutturan en büyük hakemdir. Dün görkemli görünen nice eser bugün sessizliğe gömülmüştür. Fakat bir gönle dokunan samimi bir söz, bir yetimin başını okşayan şefkatli bir el, karşılık beklemeden yapılan bir iyilik; zamanın bile silemediği izler bırakır.

Çünkü gerçek zenginlik, sahip olunanlarla değil; paylaşılabilenlerle ölçülür. İnsan, kaç kişiye umut olduysa, kaç yüreğin yükünü hafifletti ise, kaç karanlığa bir ışık yakabildi ise işte o kadar zengindir. Hayatın sonunda insanlar evlerimizi, makamlarımızı ve unvanlarımızı değil; yanlarında kendilerini nasıl hissettiklerini hatırlarlar.

Bir gönlü kırmak da iz bırakmaktır; bir gönlü onarmak da… Aradaki fark ise birinin vicdanda yük, diğerinin duada ömür olmasıdır.

Bazı insanlar ekmeğini paylaşır, bazıları bilgisini, bazıları sevgisini… Bazıları ise öyle cümleler kurar ki yıllar geçse de dilden dile, gönülden gönüle yaşamaya devam eder. Çünkü gönülden çıkan söz yalnızca kulağa ulaşmaz; kalbe yerleşir. Kalbe yerleşen her hayırlı söz ise toprağa düşen bereketli bir tohum gibi, sahibinden sonra da yeşermeye devam eder.

Bugün adını bilmediğimiz nice zenginler yaşadı bu dünyada. Fakat Yunusça konuşanlar, Mevlânâ gibi gönül yapanlar, Hacı Bektaş-ı Velî gibi insanı merkeze alanlar ve isimsiz nice güzel insanlar hâlâ hayırla anılıyor. Çünkü ömrün uzunluğu değil, geride bırakılan güzelliklerin derinliği insanı ölümsüz kılar.

Kalemle yazılan satırlar bir gün solar. Mürekkep silinir, kâğıt yıpranır, kitaplar eskir. Ama sevgiyle söylenmiş bir söz; bir çocuğun duasında, bir annenin tebessümünde, bir yaşlının hayır duasında yaşamaya devam eder. İşte gerçek eser de budur.

Bu yüzden dünya telaşı içinde koşarken zaman zaman durup kendimize şu soruyu sormalıyız:
"Ben bu dünyadan göçüp gittiğimde ardımdan ne konuşulacak?"
Bir iyiliğim mi hatırlanacak?
Bir tebessümüm mü?
Yoksa farkına varmadan kırdığım bir gönül mü?

İnsan, ardında bıraktığı evlerle değil; dokunduğu kalplerle hatırlanır. Gerçek miras; tapular, makamlar ve servetler değil, insanların yüreğinde bırakılan hayırlı izlerdir.

Bir gün hepimiz sessizce bu dünyanın misafirliğini tamamlayacağız. Sesimiz uzaklaşacak, ayak izlerimiz toprağa karışacak, adımız belki zamanla daha az anılacak. Fakat bir insanın karanlığına ışık olmuşsak, bir umudu yeşertmişsek, bir yüreğe huzur vermişsek; işte o zaman aslında hiç gitmemiş olacağız.

Çünkü ömür, tüketmek için değil; iyilikle çoğalmak için verilmiştir.

Ve insan, ardında bıraktığı iz kadar yaşar...

Gönüllere bırakılan sevgi ise zamana meydan okuyan en güzel mirastır.

Sevgiyle, muhabbetle ve kalpten bir dua ile...

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

16 Temmuz 2026 Perşembe

TARSUS, 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ'NDE TEK YÜREK OLDU

 

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla Tarsus Kaymakamlığı koordinesinde "İrade Bizim, Zafer Bizim" temasıyla ilçe genelinde düzenlenen anma programlarında Tarsus tek yürek oldu. Gün boyunca gerçekleştirilen etkinlikler, milletin demokrasiye, bağımsızlığına ve millî iradesine olan sarsılmaz bağlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Tarsus'un farklı noktalarında gerçekleştirilen etkinliklere Kaymakam Mehmet Ali Akyüz, ilçe protokolü, belediye başkan yardımcıları ve belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, şehit ve gazi aileleri, gaziler, mahalle muhtarları, vatandaşlar ve basın mensupları katıldı.

Programlar, Tarsus Şehitliği'nin ziyaret edilmesiyle başladı. Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından dualar edildi, aziz şehitlerin kabirlerine karanfiller bırakıldı. Vatan uğruna can veren kahramanlar rahmet, minnet ve şükranla yâd edildi.

Anma etkinlikleri kapsamında Tarsus Üniversitesi Rektörlük Girişi Fuaye Alanı'nda "Milletin Zaferi" temalı fotoğraf sergisi açıldı. Ardından Tarsus Üniversitesi'nde "15 Temmuz Darbe Girişimi Sonrası Türkiye'de Terörle Mücadelede Hukuki ve Yönetsel Yaklaşım: 7145 Sayılı Kanun Üzerinden Bir İnceleme" başlıklı panel gerçekleştirildi.

Yarenlik Alanı'nda açılan "İrade Bizim, Zafer Bizim" temalı fotoğraf sergisi, Kaymakam Mehmet Ali Akyüz, ilçe protokolü ve vatandaşların katılımıyla gezildi. Ayrıca, vatandaşların duygu ve düşüncelerini paylaşmaları amacıyla hazırlanan 15 Temmuz Anı Defteri imzaya açıldı.

Tarsus Ulu Camii'nde ise vatanın bölünmez bütünlüğü, devletimizin bekası ve milletimizin huzuru için canlarını feda eden tüm şehitler adına Mevlid-i Şerif okunarak Hatm-i Şerif duası yapıldı. Program sonunda katılımcılara ikramlarda bulunuldu.

Cumhuriyet Meydanı'ndan İnsan Hakları Meydanı'na gerçekleştirilen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Kortej Yürüyüşü, ellerinde Türk bayrakları taşıyan vatandaşların yoğun katılımıyla millî birlik ve beraberlik tablosuna dönüştü.

İnsan Hakları Meydanı'nda düzenlenen Demokrasi Nöbeti ve Anma Programı, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ulu Camii İmam Hatibi Mahmut Turan tarafından Kur'an-ı Kerim tilavet edilirken, Tarsus Müftüsü Murat Akçay, vatandaşlar tarafından okunan hatimlerin duasını yaparak şehitlerin ruhlarına bağışladı.

Programda konuşan Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz, 15 Temmuz'un, Türk milletinin iradesine ve demokrasisine sahip çıktığı tarihî bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Anma programında Kızılelma Marşı klibi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ulusa sesleniş konuşması, "Tanrı Türk'e Yar Olsun" ve "Türkiye Geçilmez" temalı video gösterimleri ilgiyle izlendi.

Şehit İshak İlkokulu Mehteran Takımı'nın gösterisi büyük beğeni toplarken, Şehitler Camisi 4-6 Yaş Kur'an Kursu öğrencisi Hayat Şirin Baş'ın İstiklâl Marşı'nı okuması duygu dolu anlar yaşattı.

Ayhan Bozpınar Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Özden Aydoğan kahramanlık türküleri seslendirdi. Şehit Vedat Yılmaz Anadolu Lisesi Müdürü Zülfikâr Taş "30 Kuş" şiirini okurken, Tarsus Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Metin Bolat monolog sunumu gerçekleştirdi. Uluslararası Ashab-ı Kehf Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin semazen gösterisi ve ilahi dinletileri, Şehit Fazlı Kalaycı Ortaokulu öğretmenlerinin sahnelediği oratoryo ile "Şehitler Kervanı Yürüyor; Molla Kerim'den Ömer Halisdemir'e, Dünden Bugüne, Bugünden Yarınlara Aynı İman, Aynı Vatan Sevdası" temalı canlandırma programa anlam katan bölümler arasında yer aldı.

Program kapsamında 15 Temmuz şehitlerinin yakınları ve gaziler de duygu ve düşüncelerini paylaştı. Sinevizyon gösteriminin ardından okunan salâlarla birlikte tüm şehitler için dualar edildi. Hazırlanan ikramlar vatandaşlara ikram edildi.

Anma etkinlikleri çerçevesinde 15 Temmuz şehitlerinin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla ata tohumları dağıtıldı, şehit aileleri ziyaret edilerek vefa duygusu bir kez daha pekiştirildi.

Tarsus'ta gerçekleştirilen anma programları, 15 Temmuz ruhunun milletin hafızasında ilk günkü kararlılıkla yaşamaya devam ettiğini gösterirken; birlik, beraberlik, demokrasi ve vatan sevgisinin en güçlü şekilde hissedildiği anlamlı bir buluşmaya dönüştü.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

15 Temmuz 2026 Çarşamba

TARSUS KAYMAKAMI AKYÜZ'DEN 15 TEMMUZ MESAJI

 

Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 15 Temmuz 2016 gecesinde milletin demokrasiye, bağımsızlığa ve millî iradeye sahip çıkarak tüm dünyaya örnek bir destan yazdığını vurguladı.

Kaymakam Akyüz, tarih boyunca hür yaşamayı karakter edinen Türk milletinin, 15 Temmuz gecesi yalnızca bir darbe girişimini değil, bağımsızlığa, demokrasiye, millî iradeye ve devletin bekasına yönelen hain girişimi de iman, cesaret ve kararlılıkla bertaraf ettiğini ifade etti.

Milletin o gece meydanları doldurarak ay yıldızlı bayrak altında tek yürek olduğunu belirten Akyüz, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." anlayışının can pahasına savunulduğunu ve demokrasi tarihine unutulmaz bir destan yazıldığını kaydetti.

Aradan geçen 10 yıla rağmen 15 Temmuz ruhunun ilk günkü canlılığını koruduğunu dile getiren Akyüz, şehitlerin aziz hatırası ile gazilerin kahramanlığının, milletin geleceğe yürüyüşünde en büyük ilham kaynağı olmaya devam ettiğini belirtti.

Mesajında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Kaymakam Akyüz, Cumhuriyetin, demokrasinin ve millî iradenin aynı inanç ve kararlılıkla gelecek nesillere taşınmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade ederek, milletin ortak vicdanı ve ortak iradesi var olduğu sürece hiçbir ihanet odağının amacına ulaşamayacağını söyledi.

"İrade Bizim, Zafer Bizim", "Bir Millet, Tek Yürek, Sonsuz İrade" ve "Birlikte Güçlüyüz, İrademizle Türkiye'yiz" ifadelerine de yer veren Akyüz, zaferin tankların değil inancın, silahların değil millet iradesinin, korkunun değil cesaretin zaferi olduğunu vurguladı.

Kaymakam Mehmet Ali Akyüz, mesajının sonunda 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yıl dönümünde vatan, bayrak ve mukaddes değerler uğruna şehit düşen kahramanları rahmet, minnet ve dualarla andığını, gazilere şükranlarını sunduğunu belirterek, "Rabbim milletimize bir daha böyle karanlık geceler yaşatmasın. Devletimiz ebed müddet, milletimizin birliği ve millî iradesi daim olsun." ifadelerini kullandı.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

14 Temmuz 2026 Salı

BAYRAK İNMEDİ, MİLLET EĞİLMEDİ

Tarih bazen mürekkep ile değil, şehidin kanıyla yazılır. Bazen de bir milletin suskun yüreği, tek bir gecede asırlara bedel bir haykırışa dönüşür. İşte 15 Temmuz, Türk milletinin iradesini tarihe mühürlediği böyle kutlu bir gecenin adıdır.

O gece gökyüzü karanlıktı; fakat milletin vicdanı aydınlıktı. Kurşunların susturamadığı dualar, tankların ezemediği umutlar ve ihanetin kirletemediği bir vatan sevdası vardı.

Çünkü bu topraklar sıradan bir coğrafya değildir. Her karışı şehitlerin duasıyla yoğrulmuş, her taşı bir destanın sessiz şahidi olmuştur. Ay yıldızlı bayrağımız, yalnızca göklerde dalgalanan bir kumaş değildir; bir milletin namusu, şerefi ve bağımsızlık yemininin en asil sembolüdür.

Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, aziz milletimizin bağımsızlık uğruna verdiği büyük mücadelenin en kıymetli eseridir. Bu büyük emanet, milletimizin birlik ruhu sayesinde bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yaşatılmaktadır. 15 Temmuz gecesi de bu kutlu mirasa, al bayrağımıza, vatanımıza, milletimize ve minarelerimizden yükselen ezanlarımıza sahip çıkma iradesinin unutulmaz bir nişanesi olmuştur.

O gece hedef alınan yalnızca devlet kurumları değil; Türkiye Cumhuriyeti'nin vakarına, milletimizin iradesine, ezanlarımızın hür sesine ve al bayrağımızın gölgesinde yaşama hakkımıza kast edildi. Fakat unuttukları bir hakikat vardı: Bu millet diz çökmez. Bu millet teslim olmaz. Bu millet, vatan söz konusu olduğunda canını değil, gerekirse bütün dünyayı karşısına alacak kadar inançlıdır.

Meydanlara koşan insanların hiçbirinin elinde makam yoktu, servet yoktu, hesap yoktu. Ellerinde yalnızca bayrakları, dillerinde tekbirleri, gönüllerinde vatan sevgisi vardı. İşte bir milleti millet yapan da budur. Aynı bayrağın gölgesinde birleşebilmek, aynı ezanın çağrısında omuz omuza durabilmek ve aynı vatana "emanet" diyebilmektir.

Bizler biliyoruz ki; bayrak inerse sadece bir direk boşalmaz. Ezan susarsa yalnız minareler yetim kalmaz. Vatan parçalanırsa sadece sınırlar değişmez; hatıralar, mezarlar, dualar ve umutlar da yaralanır. İşte bu yüzden bu aziz millet, dün olduğu gibi bugün de bayrağına, vatanına, devletine ve Cumhuriyetine sahip çıkmayı en büyük vazife bilir.

Geçmişi hatırlamak yetmez; onu doğru anlamak ve gelecek nesillere anlatmak gerekir. Çünkü hafızasını kaybeden milletler, istikballerini de kaybederler. Geçmişinden ders almayan, geleceğine sağlam bir yön veremez. Birlik ve beraberliğimiz ise her zaman en büyük gücümüz, en sağlam kalemiz ve yarınlara uzanan en kıymetli teminatımızdır.

Bugün şehitlerimizin emaneti olan bu güzel vatanda nefes alabiliyorsak, bunu toprağa düşerken bile yüzünde tebessüm taşıyan kahramanlara borçluyuz. Gazilerimizin taşıdığı her iz, bu milletin onur madalyasıdır.

Rabbim; Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet payidar eylesin. Al bayrağımız gök kubbede sonsuza kadar hür dalgalansın. Minarelerimizden yükselen ezan sesleri yeryüzüne umut, gönüllerimize huzur olmaya devam etsin. Milletimizin birlik ve beraberliğini daim eylesin. Bu cennet vatanı huzur, kardeşlik ve esenlik içinde muhafaza eylesin.

Biz biliyoruz ki:
Bayrak, rengini şehidinden alır.
Vatan, kıymetini uğruna verilen candan alır.
Millet, gücünü birlikten alır.
Ezan ise bu toprakların ebedî hürriyetinin semaya yükselen sesidir.

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle; vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; birlik ve beraberliğimizin daim olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

Türkiye Cumhuriyeti ortak yuvamızdır. Ay yıldızlı bayrağımız ortak gururumuzdur. Vatanımız ortak sevdamız, ezanımız ise ebedî hürriyetimizin semaya yükselen sesidir.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

TARDOBDER'DEN ANLAMLI AŞURE BULUŞMASI

 

Tarsus'ta Doğup Büyüyenler Derneği (TARDOBDER), Muharrem Ayı'nın manevi iklimini birlik, beraberlik ve paylaşma duygularıyla taçlandıran "Geleneğimizde Birlik, Aşuremizde Bereket Var" temalı Aşure Günü programına ev sahipliği yaptı. Dernek binasında gerçekleştirilen anlamlı buluşma, Tarsus'un farklı kesimlerini aynı sofrada buluşturarak dayanışma kültürünün en güzel örneklerinden birine sahne oldu.

Programa TARDOBDER Başkanı Ümran Yıldırım ve dernek üyelerinin yanı sıra belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, oda ve dernek başkanları, mahalle muhtarları, basın mensupları ile çok sayıda davetli katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan TARDOBDER Başkanı Ümran Yıldırım, Aşure Günü'nün yalnızca bir gelenek değil; birlik, bereket ve kardeşliğin en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı.

Yıldırım konuşmasında, farklı tatların aynı kazanda eşsiz bir lezzete dönüşmesi gibi, farklı düşünce ve gönüllerin de sevgi, saygı ve hoşgörüyle bir araya geldiğinde güçlü bir toplum oluşturduğunu ifade ederek, kadim şehir Tarsus'un yüzyıllardır bu birlik ruhunu yaşatan önemli şehirlerden biri olduğuna dikkat çekti.

TARDOBDER olarak hemşehrilik bilincini güçlendirmeyi, dayanışmayı artırmayı ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktarmayı temel görevlerinden biri olarak gördüklerini belirten Yıldırım, aynı sofrada buluşmanın ve aynı lokmayı paylaşmanın toplumsal dayanışmanın en kıymetli göstergelerinden biri olduğunu söyledi.

Konuşmasının sonunda organizasyonda emeği geçen yönetim kurulu üyelerine, gönüllülere ve katkı sunan herkese teşekkür eden Ümran Yıldırım, Muharrem Ayı'nın ve Aşure Günü'nün ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.

Program, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından hazırlanan aşurenin davetlilere ikram edilmesiyle manevi atmosferini daha da pekiştirdi.

Paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin sofralara yansıdığı program, katılımcıların iyi dilek ve temennileri ile çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

TARDOBDER'in gerçekleştirdiği bu anlamlı organizasyon, kadim Tarsus'un köklü kültüründe önemli bir yere sahip olan paylaşma geleneğinin yaşatılmasına katkı sunarken, birlik ve beraberlik mesajlarının da güçlü şekilde yankı bulmasına vesile oldu.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/

7 Temmuz 2026 Salı

ANNEM... ŞEHRİBAN HALA


Bir iğnenin ucunda sabrı işledin,
Bir ipin düğümünde ömrünü çözdün.
Kumaşlara düşen her ilmek,
Bir gönle uzanan dua oldu.

Sen dikiş dikmedin yalnızca,
Yırtılan umutları da onardın.
Bir gelinin çeyizine sevinç,
Bir yetimin yüreğine merhamet oldun.

Kapını çalan aç dönmedi,
Sofran bereketin diliydi.
Kaynayan her tencerede
Muhabbetin kokusu yükselirdi.

Tarsus seni adınla değil,
Yüreğinle tanıdı.
Herkesin dilinde aynı hitap vardı:
"Şehriban Hala..."

Herkesin hâliyle hâllendin,
Bir gözyaşı görünce sessizce sildin.
Sevince ortak olan çoktu belki,
Sen en çok acıyı paylaşmayı seçtin.

Evlat acısı düştü bağrına,
Dağlar kadar ağırdı yükün.
Yine de Rabbine küsmedin,
İyiliği bırakmadın ömrün.

Hasta yatağında bile
Ellerin hizmet aradı.
Güvercinlere yem saçtın düşlerinde,
Misafirlerine ikram hazırlattın.
Dilinden tevhid eksilmedi;
Gönlün hep Rahmân'a vardı.

Şimdi biliyorum anne...
İnsan, dünyadan giderken
Malını değil, merhametini bırakıyor.
Adını değil, duasını bırakıyor.

Sen gittin...
Ama bir sokak başında hâlâ
Sana dua eden bir komşu var.
Bir öğrencinin hatırasında
Şefkatin yaşıyor.
Bir yetimin duasında
Gülüşün çiçek açıyor.

Ve biz...
Her ekmeği bölüşürken seni anıyoruz.
Her misafire gönlümüzü açarken
Senden öğrendiklerimizi yaşıyoruz.

Ey ömrünü iyiliğe vakfeden güzel insan...
Rabbim, dünyada gönüllere ektiğin iyilikleri
Ahirette sana cennet bahçeleri olarak ihsan eylesin.

Mekânın Firdevs olsun.

Dualarımız seninle...

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/




6 Temmuz 2026 Pazartesi

TARSUS'TA DEV PROJE İÇİN İLK ADIM: ŞELALE KÜLTÜR, SANAT VE SOSYAL YAŞAM MERKEZİ'NİN TEMELİ ATILDI

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Tarsus'un sosyal ve kültürel yaşamına değer katacak önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Kentin simgelerinden Tarsus Şelalesi'nin yanında inşa edilecek Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin temeil düzenlenen törenle atıldı.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in katılımıyla gerçekleştirilen temel atma töreni, yoğun katılımla yapıldı. Törene Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Tarsus Belediyesi'nin başkan yardımcıları, daire başkanları, müdürleri, meclis üyeleri ve belediye personellerinin yanı sıra il ve ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mahalle muhtarları, çok sayıda vatandaş ve basın mensubu katıldı.

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, törende yaptığı konuşmada Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin kente kazandıracağı sosyal ve kültürel katkılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarsus Belediyesi tarafından hayata geçirilen projeler ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Boltaç, belediyenin vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Konuşmasının sonunda merkezin yapımında ve belediye hizmetlerinin hayata geçirilmesinde emeği geçen ve katkı sunan herkese teşekkür etti.

Mersin Milletvekili Talat Dinçer, konuşmasında Tarsus'a kazandırılacak Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin kente sağlayacağı katkılara değindi. Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Tarsus Belediyesi'nin hayata geçirdiği proje ve hizmetleri değerlendiren Dinçer, iki belediyenin kentin gelişimine yönelik çalışmalarını takdir ettiğini belirtti. Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin Tarsus Şelalesi'nin değerini artıracak önemli bir yatırım olduğunu ifade eden Dinçer, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başta olmak üzere projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer, tarihiyle destan yazan Tarsus Şelalesi yanında inşa edilecek Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, proje kapsamında hayata geçirilecek hizmetler ve merkezin sağlayacağı katkılar hakkında bilgi verdi.


Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin yaklaşık 10 bin 254 metrekare alan üzerinde yükseleceğini belirten Seçer, 2027 yılının sonbaharında hizmete açılması planlanan merkezin Tarsus'un sosyal ve kültürel yaşamına önemli katkılar sunacağını ifade etti. Proje kapsamında kapalı ve açık nikâh salonları, çok amaçlı toplantı salonları, sanat atölyeleri, sergi salonları, restoran, otopark ve geniş yeşil alanların yer alacağını kaydeden Seçer, Tarsus'un uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu modern bir kültür ve yaşam merkezine kavuşacağını söyledi.


Tarsus Şelalesi çevresine yönelik planlanan düzenleme projesine de değinen Seçer, Devlet Su İşleri ile yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından bölgenin Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edilmesini talep edeceklerini söyledi. Tahsisin gerçekleşmesi halinde şelale çevresini rekreasyon alanları, sosyal donatılar ve günübirlik turizme hizmet edecek yaşam alanlarıyla yeniden düzenlemeyi hedeflediklerini ifade eden Seçer, projenin hayata geçirilmesiyle bölgenin hem Tarsuslular hem de ziyaretçiler için daha nitelikli bir yaşam ve turizm alanına dönüşeceğini belirtti.


Konuşmasında Tarsus'ta devam eden ve hayata geçirilmesi planlanan yatırımlara da değinen Seçer, Şehitler Tepesi Mahallesi, Hürriyet Mahallesi ve Altaylılar Mahallesi'nde gerçekleştirilecek projeler hakkında bilgi vererek, kente kazandırılacak yeni yatırımları anlattı.


Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin mali disiplini güçlü, üretken ve hizmet odaklı bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Seçer, ilçe belediyeleriyle uyum içerisinde hareket ettiklerini belirterek, vatandaşın yaşam kalitesini artıracak yatırımları kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi. Emeği geçenlere teşekkür etti.

Konuşmaların ardından, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in öncülüğünde, Tarsus Şelalesi'nin yanında inşa edilecek Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin temeli atıldı.

Temel atma töreninden sonra Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve beraberindeki heyet, davetlilerle birlikte Tarsus Şelalesi'nde bulunan Şelale Çay Bahçesi'ni ziyaret etti. İşletmeciliğini Tarsus Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet İnak'ın yaptığı tesiste Başkan Seçer, vatandaşlarla sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Ziyaret sırasında Mehmet İnak tarafından protokol üyeleri ve davetlilere çeşitli ikramlarda bulunuldu. Samimi bir atmosferde geçen buluşma, sohbetlerin ardından sona erdi.

"Şelalenin Güzelliğine Hizmet Katıyoruz" sloganıyla temeli atılan Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi'nin, Tarsus'un kültür, sanat ve sosyal yaşamına yeni bir soluk getirmesi hedefleniyor. Modern mimarisiyle dikkat çeken merkezin, kültürel etkinliklerden sanatsal organizasyonlara, sosyal buluşmalardan çeşitli etkinliklere kadar birçok faaliyete ev sahipliği yaparak kentin sosyal yaşamına önemli katkılar sunması bekleniyor.

Doğal güzellikleriyle öne çıkan Tarsus Şelalesi'nin hemen yanında yükselecek olan merkezin, kentin sosyal hayatını canlandırmasının yanı sıra kentin turizm potansiyeline de önemli katkılar sağlaması öngörülüyor.

Emine GÜLNAME

https://www.youtube.com/@EmineGULNAME

http://eminegulname.com

https://gullnamee.blogspot.com/